İÇİNDEKİLER
Ya sabır Hacı … Ya Sabır! - EDE YAYIMCILIK
121
post-template-default,single,single-post,postid-121,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Ya sabır Hacı … Ya Sabır!

Dünya televizyon ve radyoları bir kısa haber geçti...
Bir Arpa Boyu Yol

Ya sabır Hacı … Ya Sabır!

Namaz kılan bir mümin, tavaf şükründe…

Tavaf yapan bir mümin, dua içinde…

Hayat tek noktada kesişti:

Biri tavaftayken, diğeri yüzü soğuk mermerin üstünde,
 yönü kıblede secdede iken…

Bir ayak bir başa takıldı.

Tavaf niyetindeki mahşeri kalabalık, bir ayağı, bir başa
taktırdı.

Önce denge bozuldu, sonra kalabalık yığıldı secdedeki
 gövdenin üstüne…

Secdedeki bir baş secdeden kalkamadı.

Hayat tek noktada durdu.

Bangladeş’ten gelen bir mümin, bir Afrika’lı müminin 
elinden (ayağından!), Kâbe’ye karşı secdede iken, şehadet 
şerbetini içti.

Ecel dünyanın iki farklı ucundan iki mümini
 tek noktaya çağırdı:

Kâbe’ye, kıbleye…

 

 

Dünya televizyon ve radyoları bir kısa haber geçti, alt
yazı ile: “Yoğun izdihamda Kâbe’de bir hacı adayı ezilerek
 öldü…”

Batılı seyirciler, dinleyiciler gülümsediler:

“3. Dünya‟
dan bir adam eksildi. Adamlar ölmeyle bitmiyorlar, kum
 gibi…”

Mümin dünyalıları buruk bir hüzün kapladı:

“Ecel; secdede
 Kâbe’ye karşı şehid olmuş…”

 

 

Kâbe’de gecenin saat üçü. Ortalık her zamanki gibi; Hep
 beyaz, hep parlak, hep gündüz gibi aydınlık. “Mekke geceleri
 beyazdır” diyorlar. Mekke bembeyaz. Bu beyazlık,

bembeyaz 
hacıların oluk oluk O’na akmasından değil yalnızca, O’nun 
nurunun tüm Mekke’yi daima aydınlatmış olmasından…

 

Kâbe’den gökyüzüne bir nur saçılıyor. Üç milyon hacı
adayı hala tavaf yapıyor, dua okuyor. Tavafı bitiren şükür
secdesine kapanıyor.
 Ecel’in kapıda beklemesine aldırmadan; umursamadan…

 

Kum misali müminler hiç sayıları eksilmeden, giderek
artarak, taşarak Kâbe’yi doldurmaya devam ediyorlar.
 Doktor arkadaşlarım Tahsin Torun ve Mehmet Gümüş’ün tarifi

gibi:
“Kabe yanardağ gibi. İnsanlar krater ağzına doğru dalga
dalga, oluk oluk, akın akın akıyorlar.” Yanmak için…

Namaz çıkışında da lavlar geri püskürüyor dışarı oluk oluk…

 

 

İzdihamdan yorulanlara etraftan sesler yetişiyor:

-Sabır ya haci, sabır!

 

 

Kırmızı agelli, maşlahlı beyaz entarili kralın adamları,
 sabah namazına cenazeyi hazırlıyor. Dört ucundan tuttukları
 sal misali üstü açık tabutta, üstündeki ihramı ile

yatırılmış
 mümine yol açıyorlar:

-Haci tarik, haci tarik…

Bir Arpa boyu Yol s.265

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com

Bizler hikaye anlatıcılarıyız. Bu bizim genlerimizde var. Görkemli öykü anlatımı ilgi çeker, yaşam tarzlarını tanıtır ve ortak ruh yaratır. Binlerce yıldır birike gelen öykülerimizi, yaygın iletişim alanları için yeniden tasarlarız. Özüne uygun geliştirir, etkileyenleri göz önünde bulundurarak güncelleriz. Biz, EDE’yiz. Değer üretiriz.

Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN