Preloader image
İÇİNDEKİLER

Akıl ve Yürek İşi: Ben hain

Dursun Kuveloğlu
dursun kuveloğlu

Akıl ve Yürek İşi: Ben hain

Değerli olanların küresel egemenlerce yeniden değerlendirildiği, özlerince uygun görülmeyenlerin hızla değersizleştirildiği bir dönemi yaşıyor dünya. Uzunca süredir etkin olan bu geçiş döneminin olumsuzlukları, ne yazık ki, Türk Yazınını da sardı.

 

Onca yayım ve yayın kuruluşlarının varlığına karşın, tek tipleşen, tekelleşen, küresel bir ağın eline bakan bir yazın düzeni oluştu. İçerik yönüyle gittikçe yoksullaştırılan; işlenecek konuların seçiminden, yazarına, yayınına, satışına değin her aşamasında müdahale edilen bir yazın…

 

Türk Yazınının adının, neredeyse varolduğu günden beri aynı özneyle anılmasından rahatsızlık duyulan ve değişmesi için dört yandan baskı kurulan bu ortamda söz söylemek, sözlerini yazıya dökmek bile başlı başına bir cesaret gösterisi haline geldi.

 

Olumsuz gidişe ve karanlık baskıya karşın, içerikten biçime dek yönlendirilen, istenileni yazan söyleyen besleme yazarların hükmünün, gölge gidinceye dek süreceğinini bilincinde olan Türk yazarları, ufkun aydınlığına doğru koşmayı, doğru sözleri yazmayı sürdürüyor.

 

Az satılacakmış, egemenlerce görünmeyecekmiş, hatta görünmesin diye türlü engellerle yok sayılmaya çalışılacakmış, ne gam; bunların hiç biri onların ülküsü değil.

 

Onların tüm çabası, dünden aldıklarını yarına, en doğru biçimiyle aktarmak; sabırla, ısrarla, inatla Hakkın ve haklının yanında olmak. Türk yazınının, diğer bir söyleyişle Türk Edebiyatının temelini oluşturan ana izlek üzerinde yürüyüşlerini sürdürmek…

 

Belhli Celadettin’in, edep, edepsizliklere sabretmektir, diye özetlediği ruh haliyle yazanlardan Dursun Kuveloğlu, doğru konuşmanın, doğru yaşamanın zorluğunu yapıtlarındaki kişlere de yansıtan bir romancı.

 

Sessiz sedasız yazdığı birbirinden ilginç betiklerinin temelinde edep var, edebiyle bınlerce yıldır var olmuş Türk var. Yengileriyle, yenilgileriyle, üzüntüleriyle, sevinçleriyle ve dirençli töresiyle kutlu bir ulusun zarafeti var…

 

Soylu Sessizlik ile başladığı roman dizisini Batum Çıkmazı, Arıza Aşklar, Şahsenem ve Koyu Gri Seneler adlı betiklerle sürdüren Dursun Kuveloğlu, son olarak 2017 yılında, Ney ve Mey adlı romanını okuyucularına sundu.

 

Ankara Yayınevi’nden 2017 yılında çıkan Ben Hain – Aklın ihanetle, kalbin sadakatle mücadelesi adını taşıyan betik, yazarın altıncı romanı.

 

 

BEN HAİN’den…

 

Şarabın bittiğini gören meyhaneci yenisini getirmek için hareketlenirken, Veli devamını istemedi. Meyhanecinin yarış şaşkın yarı meraklı bakışlarını fark edince, “Şarabı mundar etti deyyuslar! İstemem!” dedi.  Elini cebine attığı gibi çıkardığı paraları rastgele masanın üzerine bırakıp ayağa kalktı:  “Haydi yeğen, yola  revan olalım.”

 

Ökkeş hemen ayaklanıp, öfkeli adımlarla meyhaneden çıkan dayısının peşine düştü. Uzunca bir süre dayısı tek kelime etmedi. Neden sonra, “Görüyorsun Ökkeş! Bir sinek, bir kazan sütü mundar ediyor. Sineğin de sahibi var elbet emme, şeytanın ‘Ez o sineğin başını!’ demesi de nefse pek hoş geliyor.”

 

Ökkeş, anlamış gibi başını sallayarak dayısını tasdikledi.

 

Meyhanedeki kavga esnasında, ilk defa büyük olmadığına hayıflandı. Dayısıyla beraber, sırt sırta verip, o yabanilere temiz bir dayak atmalıydılar. Masalarını kafalarına indirmeye hayal etti. Onların ağızlarından, başlarından, burunlarından akacak kanı seyretmek şarap içmekten daha sarhoş ediciydi. Kafasında bu düşünceler uçuşurken, aydınlığa ulaşmaya çalışıyorlarmış gibi, hızla şehri kuşatan karanlığı yararak, bir başka karanlığa doğru gözden kayboldular.

 

Gece sırlıydı.

 

s.79

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com

Bizler hikaye anlatıcılarıyız. Bu bizim genlerimizde var. Görkemli öykü anlatımı ilgi çeker, yaşam tarzlarını tanıtır ve ortak ruh yaratır. Binlerce yıldır birike gelen öykülerimizi, yaygın iletişim alanları için yeniden tasarlarız. Özüne uygun geliştirir, etkileyenleri göz önünde bulundurarak güncelleriz. Biz, EDE’yiz. Değer üretiriz.

Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız