Şevket Bulut
Öykülerinde, dünyaya gözlerini açtığı Kilis ve yaşama gözlerini yumduğu Kahramanmaraş çevresiyle insanları geniş yer tutar. Denilebilir ki, Şevket Bulut için Kilis ve Kahramanmaraş, onun yazarlığını
Öykülerinde, dünyaya gözlerini açtığı Kilis ve yaşama gözlerini yumduğu Kahramanmaraş çevresiyle insanları geniş yer tutar. Denilebilir ki, Şevket Bulut için Kilis ve Kahramanmaraş, onun yazarlığını
Mustafa Kemal Atatürk gibi Selanik’te doğan, Ömer Seyfettin’in Beyaz Lale öyküsünün geçtiği Serez’de çocukluğunu yaşayan Aka Gündüz, 1884-1958 yılları arasındaki ömrüne, değişik türlerde kırka yakın
Kaymakam gözlerini açtığı zaman kendini hükümet konağının arka bahçesinde portatif bir asker karyolasında yatıyor gördü. Ova sis içinde idi. Havada yıldızlar görünmekle beraber karşı tepelerin
Öyküleri ve romanlarıyla bilinen Bahaeddin Özkişi, yapıtlarında, öne çıkarmak istediği gerçekliği kurguladı. Toplumu ve onu oluşturan bireyleri etkileyen, kendiliğindenmiş gibi görünen kasıtlı dokunuşları öne çıkardı.
Mehmet Rauf, Yaşadığı dönemin tüm katmanlarına ulaşan gözlem ve yansıtıcı anlatım gücüyle Türk düşünce evrenine önemli baylıklar kattı.
Yazarlığının yanı sıra, “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleriyle hemen anımsanan Mithat Cemal Kuntay, yazdığı koşuklarla da Türk
Türk yazınına, değişik türlerde yazdığı yapıtlarıyla katkı veren Yusuf Ziya Ortaç 1895’te İstanbul’da doğdu. İki Türk devletinden birinin yıkılışını, birinin kuruluşunu yaşayan kuşağın çırpınışlarını, umutlu
Ak Deve romanı, Azerbaycanlı Türk yazar Elçin Efendiyev’in, Türkiye Türkçesiyle, 1999 yılında yayımlanan dördüncü betiği.
Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak