İÇİNDEKİLER
Demirbaş Şarl’ın İsveçinde İzlerin Dili - EDE YAYIMCILIK
27099
post-template-default,single,single-post,postid-27099,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Demirbaş Şarl’ın İsveçinde İzlerin Dili

Meral Kokmaz
sami soykırımı

Demirbaş Şarl’ın İsveçinde İzlerin Dili

Poltava Savaşında Ruslara yenilen İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın, Türk egemenliğindeki topraklarda  zorunlu konukluğu 1714 güzünde biter. Yüzlerce Türk askeri refakatinde, can selameti Osmanlı Devleti tarafından güvence altına alınan Demirbaş Şarl, ülkesine sağ sağlim ulaştırılır. Krala refakat eden Türk askerlerinin bir diğer görevi de, İsveç Kralının Osmanlı Devletine olan borcunu tahsil etmektir. Mevsim koşullarının dönüş yolculuğuna uygun olmayışını fırsat bilen Kral, Türk Askerlerini İsveç’in güney şehirlerine yerleştirir, böylece ödemeyi geciktirmek, darlıktan kurtulmak ister..

 

İsveç’te yeni Türk izleri de bu göçle başlar. Bu kez kuzeyin bu soğuk topraklarını zorunlu konuk edinen Türkler, olayların gelişimine uygun olarak geriye dönemezler. Altaylardan gelerek burayı yurt edinen soydaşlarından yüz yıllar sonra İsveç’i yeniden yurt edinirler. İsveç’in Karlshamn, Karlskrona, Örebro, Askersund kentlerinde yaşayan insanların bir bölümü, hala Türk geleneklerine benzer bir yaşam sürdürüyorlar. Aile büyüklerinden kalan sandıklardan, dokumalardan taşan motifler, saklanmaya çalışılan gerçeği; ben Türk’üm diye haykırıyorlar.

 

Tarih, her evresine Türkleri yazar, bu coğrafyada. Eski Türkler, ulu şahsiyetlerin ardından yazdığı destanımsı ağıta “sagu” diyorlardı. Vikinglerin de bu destanımsı ağıtlarına “saga” demeleri yalnızca dillerin birbirinden etkileşimi olamaz herhalde. Erkek çocuklarına Hakån (Hakan) ismini vermeleri de bir tesadüf olmasa gerek.

 

İsveçlilerin yarı tanrısal atası Odİn’in, İsveç mitolojisinde Hugin (Hafıza) ve Munin (Düşünen) adlı iki kargası vardır. Hugin ne olduğunu Munin ise ne olacağını ifade eder. Oden’in diğer hayvanları ise Freke ve Gere adlı iki kurttur.

 

Türk destanlarında Buku Tegin’in de üç kargası olduğu söylenir ve Kurt motifi Türk destanlarının vazgeçilmezidir. Oden’in özelliklerinin Uygur Hakanı Buku Tegin’le olan benzerliği dikkat çekicidir. Stokholm yakınlarındaki Birka antik kentinde yapılan kazılarda bulunan mezarlar, Altaylarda bulunanlarla aynı özellikleri taşımaktadır.

 

Bilimin Sesi Sven Lagerbring

 

İsveç’in tarih babası lakabı ile anılan Prof. Sven Lagerbring, İskandinavların atalarının Türkler olduğunu söylüyor, 1764 yılında yazdığı Bref till Cancellie Rådet och Råddaren Herr Joh. Ihre om Svenska och Turkiska Språkens Likhet (İsveççenin Türkçeyle Benzerlikleri Hakkında Müsteşar ve Şövalye Bay Johan Ihre’ye Mektup) kitabında.

 

Lagerbring, İsveç tarihi alanında modern eleştirel tarih araştırmasının babası sayılıyor. İsveç Lund Üniversitesi Tarih Enstitüsü’nün de ilk tarih profesörü. Çalışmalarından dolayı 1769 yılında asalet unvanı verilen Lagerbring’in en önemli eseri dört ciltlik İsveç İmparatorluğu Tarihi. Johan Ihre ise zamanın en saygın kökenbilim profesörü ve İsveç Bilim Akademisi üyesidir.

 

Sven Lagerbiıng’in kitabını araştırmacı yazar Abdullah Gürgün Türkçeye çevirmiştir. Onun çevirisinden okuduğum kadarı ile Profesör Lagerbring şöyle der: “Bizim atalarımız Oden’in yoldaşları Türklerdir. Bu konuda elimizde yeterli belge var. Onları Traklar ya da Getler olarak göstermek isteyenler var.”

 

Profesör, bu tezini varsayım olarak değil, tarihi gerçeklik olarak sunuyor. Savına doğrulatıcı kanıtlar bulabilmek için, İskandinav ve İzlanda masallarına ile mitolojilerine gidiyor, tarihçilerle görüşüyor.

 

Profesör Lagerbring’e göre Oden, Herwarar masalında Tirkiar (Türkler ve Asiemen ‘Asya’lı’ adamlar) olarak tanıtılan büyük bir kitlenin önderiydi. Lagerbring, Oden’in çok mülkünün bulunduğu Tyrkland’dan (Türk Yurdundan) geliş yolculuğunu ayrıntılarıyla anlatır; İsveçlilerin Türk kökenleri üzerinde ısrarla dururken, Oden’in kabilesinin getirdiği dilin, yani Türkçenin, çok sayıda sözcükle İsveççeyi zenginleştirdiğini de söyler. Sven Lagerbring kitabında, 200 kadar Türkçe benzerlikte İsveççe sözcük sıralıyor. Onlardan küçük bir seçki:

 

Ata –Ätt

Böri– Varg (“variy” okunur) (Kurt)

Borçlu – Borgen

Burç – Burg

Erlik – Ärlig

Göl – Göl

Gülle – Kula

Hal – Hälsa

Hakan – Håkan

Kaan – Konung (kung)

Hey – Hej (merhaba)

Hayda – Hejdå (hoşça kal – güle güle)

Kandil – Kyndil

kap – Kop

Kaz – Gås

Kedi – Katt

Kiler – Källare

Köy – Koja

Kule – Külle

Mana – Mena

Nam – Namn

Siper – Spär

Su – Sjö

Şen – Shön

Tepe – Top

 

Kuzeyin Yerli Halkı Samiler

 

İsveç’in ve kuzeyin yerli halkı Laponların, yani Samilerin konuştukları dil, Ural Altay dil ailesinden. Görünümleri ve kültürel benzerlikleri, kıl çadırları, kam davulları ve müzikleriyle Asya’da yaşayan Türklerden farklı değiller.

 

İsveç de dâhil diğer kuzey ülkeleri ,1980’lere kadar soykırım politikası yürütürler, Sami nüfus üzerinde. Kadınları kısırlaştırılır, erkekleri üzerinde biyolojik testler uygulanır. Dinleri ve dilleri yasaklanan Samiler, üzerinde yaşadıkları verimli topraklar ellerinden alınarak büyük şehirlerde yasamaya zorlanırlar.

 

Özgürlükçü ve demokrat bilinen İsveç Devleti, “1915 olaylarında 1,5 milyon Ermeni öldü” diyen ülkemin yazarına Nobel ödülü verirken, kendi aydınına, yazarına, çizerine, Samilere uyguladıkları bilinçli soykırım politikası hakkında tek kelime yazdırtmaz. Yazan olsa dahi devletin görünmez eli yayımlanmasına izin vermez.

Meral Korkmaz

meral@edekitap.com
Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN