İÇİNDEKİLER

Hüseyin Rahmi Gürpınar

1864 - 1941
Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864-1941

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1864 yılının sekizinci aynın, on yedinci günü, İstanbul’da, Ayazpaşa’da doğdu. Yakupağa Mahalle Mektebi, Mahmudiye Rüştiyesi, Mahreci Aklam, Mektebi Mülkiye’de öğrenim gördü.

İlk kez 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesindeki yazısıyla adı duyulmaya başladı. İkdam, Sabah, Cumhuriyet, Ahmet Mithat Efendi ile birlikte çıkardığı Boşboğaz, kısa ve uzun öykülerinin konalgası oldu. Geçimini yazılarından sağlayacak, Heybeliada’da yalı alacak denli sevildi, Osmanlı döneminde, halkın ilgiyle izlediği Türk yazarı oldu.

Gürpınar, bilinen kırk bir uzun öyküsüyle Türk yazınında kendine özgü biçem oluşturma başarısı gösteren, aktöreli birTürk öykücüsüdür. Yapıtlarında, söyleyeceği hemen her sözü törüttüğü kişilere söyleten yazarın, konuşma ağırlıklı öykülerinin ortak özelliği, tüm olayların gülünç yanıyla aktarılmasıdır.

Yapıtlarında, aslında her biri önemli toplumsal sorun olan olayların iç yüzü, eğlendirici, güldürücü öykülemeyle dışa bükülür, okuyan, gören, duyan, şaşkınlık içerisinde derin düşüncelere yöneltilir.

Aydın sorumluluğunun gereklerini, halkını hor hakir görmeden, kırıp incitmeden yerine getirir; duyulması gerekenin dışına çıkar söylenmesi gerekeni açık yüreklilikle bir bir sıralar.  Okuyanlarının ortalama anlayışına, kavrayışına, üst düzeyden dokunuşlarla derin çentikler açar, eğlendirir görünürken bilgilendirir, ufuk açar, yön çizer.

Tüm bunlara, Türkçenin baylığı içerisinde, halkın konuştuğu açık, yalın sözlerle yazması da eklenince Hüseyin Rahmi Gürpınar çağı geçmeyen yazarlar arasında her dönem etkisini sürdürmüş, yapıtları kolayca benimsenmiştir.

Türkçeyi önemsiz gören, geriye iten “Serveti Fünun” topluluğuna uzak duran Hüseyin Rahmi Gürpınar, halkı önceleyen, derinlikli gözlem yeteneği, bağımsız düşünce yapısıyla dönemin “yalnız kurt”u olmayı “sürü” içinde anılmaya yeğ tutar. Bu tavrıyla oluşturduğu öyküleriyle günümüzde de halkın yazarı, aydını olmayı sürdürüyor. Bu bağlamda Hüseyin Rahmi Gürpınar, gerek olağanüstü başarılı bir gözlemci, gerekse gelenekten gelen gücüyle bir halk anlatıcısı olarak Türk yazınında kendine özgü bir yer edinmiştir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1864 – 1944 yılları arasında geçen ömründe, yazdığı tüm yapıtlarının konularını da İstanbul yaşamı içerisinden seçmiştir. İstanbul’un değişimi, onun yapıtlarında insan ögesiyle yaşatılır. Bilgisizlik, yoksulluk içerisindekilerden, yozlaşmış, baylığın verdiği şımarıklıkla yönünü şaşırmışlara değin uzanan halk kümeleri Hüseyin Rahmi’nin ilgisinden kaçmamış, öykülerinde toplumu, sorunlarını gerçekçi bir dille yansıtmıştır.

Yapıtlarının güncelliği yitmeyen yazarın Gulyabani adlı öyküsü, Sadık Şendil uyarlaması, Ertem Eğilmez yorumuyla, “Süt Kardeşler” adıyla Yeşilçam görmütü olarak izleyiciyle buluşturulmuştur.

Yazar, 1944 yılının, üçüncü ayının sekizinci günü acun ömrünü tüketmiş; sini, Heybeliada Abbas Paşa gömütlüğüne kazılmıştır. Temiz toprağın koynunda sonsuzluğa uğurlanan Hüseyin Rahmi Gürpınar’a Allah rahmet eylesin, tini esen olsun.

 

Yapıtları

 

Roman

Şık (1889)
İffet (1896)
Mutallaka (1896)
Mürebbiye (1889)
Bir Muadele-i Sevda (1899)
Metres (1899)
Tesadüf (1900)
Nimetşinas (1911)
Şıpsevdi (1911)
Kaderin Cilvesi (1912)
Sevda Peşinde (1912)
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912)
Gulyabani (1913)
Cadı (1912)
Hakka Sığındık (1919)
Toraman (1919)
Hayattan Sahifeler (1919)
Son Arzu (1922)
Tebessüm-i Elem (1923)
Cehennemlik (1924)
Efsuncu Baba (1924)
Meyhanede Hanımlar (1924)
Ben Deli Miyim? (1925)
Tutuşmuş Gönüller (1926)
Billur Kalp (1926)
Evlere Şenlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu (1927)
Muhabbet Tılsımı (1928)
Mezarından Kalkan Şehit (1929)
Kokotlar Mektebi (1929)
Şeytan İşi (1933)
Utanmaz Adam (1934)
Eşkiya İninde (1935)
Kesik Baş (1942)
Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür (1943)
Ölüm Bir Kurtuluş mudur? (1945)
Dirilen İskelet (1946)
Dünyanın Mihveri Kadın Mı? Para mı?(1949)
Kaderin Cilvesi (Başımıza Gelenler) (1964)
Deli Filozof (1964)
Can Pazarı (1968)
İnsanlar Önce Maymun mu İdi? (1968)
Ölüler Yaşıyor mu? (1973)
Namuslu Kokotlar (1973)

 

Öykü

Kadınlar Vâizi (1920)
Namusla Açlık Meselesi (1933)
Katil Buse (1933)
İki Hödüğün Seyahati (1933)
Tünelden İlk Çıkış (1934)
Gönül Ticareti (1939)
Melek Sanmıştım Şeytanı (1943)

 

Oyun

Hazan Bülbülü (1920)
Kadın Erkekleşince (1933)

 

Eleştiri

Cadı Çarpıyor (1912)
Şekāvet-i Edebiyye (1912)

 

Çeviri

113 Numaralı Cüzdan -Emile Gaboriau- (1889)
Bir Kadının İntikamı -Emile Gaboriau- (1891)
Batinyollü İhtiyar -Emile Gaboriau- (1891)
Paris’te Bir Teehhül -Arnold ve Jules Claretie- (1892)
Frederick ile Bernerette -Alfred De Musset- (1895)
Bîçâre Bakkal -Paul De Kock- (1913)

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com
Buraya ilk Yorumu siz yazacaksınız

Yorumunuzu Ekleyiniz