İÇİNDEKİLER
Atatürk ve Harf Devrimi - EDE YAYIMCILIK
25109
post-template-default,single,single-post,postid-25109,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Atatürk ve Harf Devrimi

M. Şakir Ülkütaşır
ATATÜRK

Atatürk ve Harf Devrimi

İlk baskısı 1973 yılında yapılan Atatürk ve Harf Devrimi, döneme tanıklık eden ve gelişmelerin içinde, ilgili biri olarak bulunan Mehmet Şakir Ülkütaşır’ın anlatımlarını ve derlediği kaynakları içeriyor.

 

Türkçenin harf sorunu üzerine yapılan çalışmaları, denemeleri, Harf Devrimi öncesi dönemden başlayarak özetleyen 141 sayfalık yapıtı, Türk Dil Kurumu Yayınları, 1991 yılındaki baskının ardından 2009 yılında üçüncü baskısıyla yeniden okurların ilgisine sunmuş.

 

Üç bölüme ayrılarak anlatılan konular, Harf Devrim Öncesi, Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Uygulama Dönemi ile Kaynaklar başlıkları altında sunuluyor.

 

Osmanlı İmparatorluğu altında yaşayan toplulukların etnik ve din temelli ayrılıkları öne çıkararak başlattıkları yıkım sürecini durdurmaya, işgal ve istilaların önüne geçmeye çalışan Türk direnişinin, yalnızca askeri alanda olmadığının izleriyle dolu tartışmalar, tarafları ve sonuçları bu ince ama kapsamlı betikte ayrı ayrı anlatılıyor.

 

Türk Harf Devrimi sürecinin evreleri ve sonucu hakkında, yalın ve üst bakışa sahip aydın namusuyla yazılmış bir yapıt, Atatürk ve Harf Devrimi. Yeni Türk harflerinden yana tavrı olan yazarın, olabildiğince gerçekci yaklaşımı ve durumu olduğu gibi yansıtma çabası betiği değerli kılan özelliklerden biri.

 

Osmanlı Döneminde Okur-Yazar Azlığı

 

Gerek Müslüman olmayan ve gerekse Müslüman milletlerin, bağımsızlık yoluna yönelmeleri ve Osmanlı birliğini tanımamalarının ötesine geçerek ona karşı savaş açmaları, Türk aydınlarınca yeni yollara yönelmeyi zorunlu kılmıştır. Osmanlı döneminde çok düşük olan okuma yazma oranı ve beraberinde getirdiği cahillik de, çöküşün karşısında çareler arayan aydınlarca, önünü almaları gereken başlıca sorun olarak görülmüştür.

 

Açık – gizli saldırılar, Türklerin kendi geleceklerini kurmaları gerekliliğini ortaya çıkarmış ve yedi düvele, onların yerli işbirlikçilerine karşı direnenlerin, Türk kimliğinin esaslarına dönüşünü hızlandırmıştır.

 

Uzunca yıllar süren arayışlar sonunda, 1 Kasım 1928 Perşembe günü 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun” ile yeni Türk Harfleri devrimi tamamlanmış ve 3 Kasım 1928 günü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Yaşamları boyunca devletin çöküşünü yaşayan, işgaller, istilalar ve beraberinde tetiklenen isyanlarla geçen günler, aylar, yıllar boyunca yıkımı getiren koşulları gözlemleyen, sorunları tespit eden ve onların bir daha yaşanmaması için çareler arayan, tüm zorlukları birebir yaşayan Osmanlı aydınlarının çabaları, Cumhuriyet’le birlikte yaşam bulmuştu.

O kutlu kuşağın önderi Gazi Mustafa Kemal ulaşılan sonucu bir başlangıç olarak görüyor ve çok güvendiği milletine yeni hedefi gösteriyordu:

 

“Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için Yeni Türk Harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, âhenkdar, zengin lisanımız, yeni Türk Harfleriyle kendini gösterecektir…

 

Çok İşler yapılmıştır, ama bugün yapmağa mecbur olduğumuz son değil, lâkin çok lüzumlu bir iş daha vardır. Yeni Türk Harfleri çabuk öğrenilmelidir. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik, milliyetperverlik vazifesi biliniz.

 

Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki, bir milletin, bir heyeti ictimaiyenin yüzde onu, yirmisi okuma-yazma bilir; yüzde seksen, doksanı bilmez; bu ayıptır. Bundan insan olanlar utanmak lazımdır. Bu millet utandırmak için yaratılmış bir millet değildir. İftihar etmek için yaratılmış millettir.”

 

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com

Bizler hikaye anlatıcılarıyız. Bu bizim genlerimizde var. Görkemli öykü anlatımı ilgi çeker, yaşam tarzlarını tanıtır ve ortak ruh yaratır. Binlerce yıldır birike gelen öykülerimizi, yaygın iletişim alanları için yeniden tasarlarız. Özüne uygun geliştirir, etkileyenleri göz önünde bulundurarak güncelleriz. Biz, EDE’yiz. Değer üretiriz.

Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN