Erken Gelen Turnalar
Aytmatov‘un öbür öykülerinde olduğu gibi yalın, duygulu bir anlatımla 1975 yılında yazdığı Erken Gelen Turnalar, Kırgız Türklerinin ikinci dünya savaşı yıllarında yaşadıkları derin acıları, öykülüyor. "Sultanmurat" adıyla
Aytmatov‘un öbür öykülerinde olduğu gibi yalın, duygulu bir anlatımla 1975 yılında yazdığı Erken Gelen Turnalar, Kırgız Türklerinin ikinci dünya savaşı yıllarında yaşadıkları derin acıları, öykülüyor. "Sultanmurat" adıyla
Türk ve dünya okurları arasında, ""Kırgız" sözünün karşılığı gibi algılanan Cengiz Aytmatov‘un, yaşadığı gerçekliği kurguladığı yapıtlardan biri.
Cengiz Törökul Aytmatov, Türkiye dışındaki Türk aydınları içerisinde en bilinen ve yapıtları en çok okunulan yazar. Öyküleri ve romanlarından uyarlanan kurmacalar hem Türkiye'de, hem de
Değişmez olan bir gerçek var: Hiç kimse önceden kaderini, başına gelecekleri bilemez; sadece hayat bunu gösterir. Kader, başka türlü nasıl olurdu ki?
Dede, torun ve doğa ilişkisi izleğinde kurgulanan, öykünün Kırgız Türkçesindeki adı, Ak Keme. Ak sözcüğü Türkiye Türkçesinde de yaygın olarak kullanılmasına karşın, Arapçadan dilimize geçen
İkinci Dünya Savaşının gazaplı günlerinde, yaşanan acıların, çekilen çilelerin ve dayanılmaz özlemlerin bulut bulut her yana yayıldığı, her gönülü yaktığı zulmet havasında, onca kötülüğe karşın
İkinci Dünya Savaşı, Alman-Sovyet cephesinde, Türk’ün Türk’e kırdırıldığı hileli bir savaştı. Sözde, Almanlarla Ruslar savaşıyordu ama cepheye sürülenler Türklerdi.