Süheyla Hanımın Bebek Ayakkabıları
Tanrının gökte de olduğuna inananlardandı. Evin tavanını hiçe sayarak yukarıya baktı. Önce göğü hayal etti sonra da göğün sahibini. Ona şöyle yalvardı: “Al benden tüm
Tanrının gökte de olduğuna inananlardandı. Evin tavanını hiçe sayarak yukarıya baktı. Önce göğü hayal etti sonra da göğün sahibini. Ona şöyle yalvardı: “Al benden tüm
Onlar sele kaptırdıkları evlerinin akıbetini, artık gülünç bir olay diye sıkça anlatırlar, kendi çocuklarına; çocukluk günlerinde geçen ve neşeyle hatırlanan anılar gibi. Ta ki Rus ordusu,
Cezveden fincana dökülürken yaydığı iç açıcı kokusuyla ve yanında lokumla ikram edilen Türk Kahvesini yudumlarken, insan nasıl bir başka millet için kötü düşünebilir ve hâlâ
Kemal Abinin ev sahipliğinde üç beş arkadaşla yaptığımız o iftar hayatımın en güzel iftarı, yediğimiz o bir tas çorba, hayatımda içtiğim en güzel çorba oldu.
Ne kadar mutluyduk azla yetinirken ya da belki çocuktuk, karabiber serpiştirilmiş sıcak pilavın yıllar sonra bizi alıp, çocukluğumuza götüreceğini bilmeden… Siz de bugün ya da
Bir kabahat işliyormuş gibi çabuk ve sinirli hareketlerle çantasını tekrar açtı, biraz evvel aldığı bir buçuk lira yevmiye ile dünden kalan yirmi otuz kuruş parayı
Ben çoktandır şöyle ince belli, ortasında ve ağzında kırmızı bir kuşak olan çay bardağı arıyorum, çocukluğumda ve yeni yetmeliğimde höpürdete höpürdete tavşan kanı mis gibi
Annette’nin yanı başında, içimden dua ederken ellini tuttum. Aslı, bir pamuk parçasını suya ıslatıp Annette’nin dudaklarını sildi. Hırıltıya dönüşmüştü soluğu. Derin bir nefes aldı, göğsü
Bu tepelerin arasında bir doğum yaşanıyor, sancısız, sessiz. Bir doğum yaşanıyor, dünya kurulduğundan bu yana süren ve dünyanın son bulacağı güne kadar sürecek.