Çağlayanlar
Yatağanlar silinir, kılıçlar paslanır, gazeteler susar, kinler unutulur, dudaklar güler. Bu sırada şair başlar…
Yatağanlar silinir, kılıçlar paslanır, gazeteler susar, kinler unutulur, dudaklar güler. Bu sırada şair başlar…
Yorganın çeneye gelen tarafı biraz açılıp da ölünün kanlı ve korkunç bir yara ile delinmiş gırtlağı görünmeseydi, uyuyor zannedilebilirdi.
Bir zamanların genç, dinç, acar Neveser’i, bir zamanlar dilimli tentesini öylesine bir sevinçle çırpındırdığına, burnuyla yarıp köpüklendirdiği suları ta adının hizalarına kadar çıkarttığına bir eski
“Bakın, kenevirden ip, urgan örüyorlar. Önce çok ince kenevir liflerini alıp ince ipler büküyorlar. Bunların birkaçını birlikte büküp kalın ip yapıyorlar. Birkaç kalın ipi de
Türk yazınına, değişik türlerde yazdığı yapıtlarıyla katkı veren Yusuf Ziya Ortaç 1895’te İstanbul’da doğdu. İki Türk devletinden birinin yıkılışını, birinin kuruluşunu yaşayan kuşağın çırpınışlarını, umutlu
Sebebi ne olursa olsun, som altından yapılma ay-yıldız, yaklaşık yüz elli yıl Viyana’nın en görkemli katedralinin zirvesinde kalmış. 1680’lerin sonunda ise ay-yıldızın yerine haç takılmış.
Kırgız Türklerinin Turgut Özakman'ı diyebileceğimiz Tölögön Kasımbekov, yazdığı romanlarla yakın geçmişe ışık tutuyor. 19. yüzyıl ortalarından beri yaşanılan işgal, istila, savaş ve sömürü gibi olumsuzlukları
Asya benim mektup arkadaşımdı. Mektup arkadaşım, mahkûm arkadaşım Asya ile tanışmama vesile olan, bir gazetenin arka sayfalarına düşülen küçük bir ilandı. Yolladığım kitapların birine, “Bu
Cengiz Törökul Aytmatov, Türkiye dışındaki Türk aydınları içerisinde en bilinen ve yapıtları en çok okunulan yazar. Öyküleri ve romanlarından uyarlanan kurmacalar hem Türkiye'de, hem de