Edebiyat Kuramları ve Eleştiri
Yazarın anlatımında, alanındaki uzmanlığı ve kabul görmüş derin bilgeliğine karşın üstenci bir yaklaşımdan hiç iz görünmüyor. Tersine, her satırında aydın olmanın sorumluluğuyla daha çok kişiye
Yazarın anlatımında, alanındaki uzmanlığı ve kabul görmüş derin bilgeliğine karşın üstenci bir yaklaşımdan hiç iz görünmüyor. Tersine, her satırında aydın olmanın sorumluluğuyla daha çok kişiye
Bir insan yurdunu, yurdunun insanını, toprağını, dağını taşını, ağacını, tohumunu, çiçeğini, denizini, adasını, güneşini, bulutunu ne kadar sevebilir, sorusunun cevabını bulmak için okunmalı.
Bu suyu sizin için getirdim efendim. Fakat bir de prensesi seviyorsanız suyu ondan bekleyin. Ben gönüllere tek başıma hükmetmek isterim. Uğrumda ölenlerin idamla veya susuz
Büyük şairimiz Nedim’in şu soylu övünmesi hepimizin kulağına altın küpe olmalı: “Ma’lumdur benim sühanım mahlas istemez.”
Şuşa Dağlarını Duman Bürüdü, Azerbaycan Türk yazınının Elçin adıyla bilinen yazarı Elçin Efendiyev’in, on üç öykü içeren betiğidir.
Vapur, Galata köprüsüne yanaştığı sıra dilleri tutulmuştu sanki. Kalabalıkla birlikte vapurdan suçlu suçlu çıktılar. Köprünün koşuşan insan seli içinde, güneş görmüş kar gibi eriyiverdiler
"Biz, şimdi kırkına yaklaşanlar, Osmanlı imparatorlu ğunun son gençleriyiz. 1914' de üç, beş, yedi yaşında bulu nan çocuklar, bugün yeni Türkiye'nin gençleri olmuşlardır ve hatırlarında
Otsukarcı ne kadar temiz yürekli olursa olsun her çürük dala basmayacak kadar da kurnazdı. Bu işin ucunda bir şeytanlık olup olmadığını aklına getirdi. Sabiha’nın gözlerine
Ortalıkta kimsecikler yoktu. Gece yağan hafif bir yağmurdan sonra, hava açmıştı. Yemyeşil bebek sırtlarında serin bir rüzgâr, etrafa toprak kokusu yayıyordu. Ağaçlar, daha dökülmeyen yapraklar,