İÇİNDEKİLER
Türk’ün Soy Kütüğü - EDE YAYIMCILIK
24838
post-template-default,single,single-post,postid-24838,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Türk’ün Soy Kütüğü

Şecere-i Türk / Ebul Gazi Bahadır Han
Türk'ün Soy Kütüğü

Türk’ün Soy Kütüğü

Türk’ün Soy Kütüğü, Ebulgâzi Bahadır Han’a ait olan Şecere-i Türk adlı eserin, Prof. Dr. Necati Demir tarafından Türkiye Türkçesine aktarılmış hâlidir.

 

Şecere-i Türk, Kutatgu Bilig (Yusuf Has Hacip), Atabetü’l Hakayık (Edip Ahmet Yükneki), Divan-ı Lügat’it Türk (Kaşgarlı Mahmut), Hikmetler (Ahmet Yesevi), Dede Korkut Betiği gibi geçiş dönemi Türk yazınlarından biridir.

 

Betiğin (kitabın) türünü söylemek için tek bir noktaya odaklanmak yanlış olacaktır. Çünkü Şecere-i Türk çok yönlü bir yapıttır. Dolayısıyla Türk’ün Soy Kütüğü de birçok açıdan incelenmesi gereken bir yapıttır.

 

Genel anlamıyla bir araştırma betiğidir, diyebiliriz. Ancak betik, tek katmanlı anlatımla yetinmeyen bir yapıya sahiptir ve kendi içinde bölümlere ayırmak daha doğru olacaktır. Bu bağlamda betik, Türklerin kim olduğunu anlatması ve geçmişe kaynaklık etmesi açısından, tarihi araştırma kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Toplumun özelliklerini yansıtması bakımından, toplumbilimcil yaklaşımlar içeren bir yapıt olduğu da söylenebilir. Bir yanıyla da siyasi araştırmaların anlatıldığı, siyasetbilimi temelinde yararlı ve öğretici bir kaynaktır.

 

Türklerin atalarını anlatmak için söze, Bismi’llahi’r-rahmani’r-rahim diyerek başlanılmıştır. Betik, İslam etkisinde gelişmiş bir kaynak olsa da Türk soyunu bundan çok daha eskiye dayandırmış ve Hz. Adem’in yaradılışından itibaren Türk soyunun var olduğunu, sürdüğünü anlatmıştır.

 

Betik dokuz bölümden oluşmaktadır.

 

İçerik boyunca dokuz rakamı üzerinde çok durulmuş olması ilgi çekicidir. Dokuz bölüm içerisinde birbirinden ilginç bilgiler yer almaktadır. Türklerin ad koymaktaki duyarlılıkları bunlardan biri. Betikte olabildiğince çeşitli adlar üzerinde durulmaktadır. Bunların anlamlarıyla, özellikleriyle ve kim olduklarıyla ilgili birçok bilgi sıralanmış ve bu adlar bir bir çözümlenerek, ayrıntılarıyla açıklanmıştır.

 

Sözgelimi Oğuz Han’ın Yirmi Dört Torununun Adlarının Anlamı başlığında, Türk soyunun birçok toplumcul özelliğine ayna tutulmuş olduğu görülmektedir. Torunlardan birinin adı Bayat’tır ve Bayat’ın anlamı, “devletli”dir. Bir diğer torun olan Alka İvli’nin karşılığı, “başaran, başarılı” demektir. Yalnızca bu iki addan bile Türklerin egemen bir devlet olma yolunda nasıl istençli ve kararlı olduğu anlaşılmaktadır.

 

Betikte, hakanlar, onların çocukları ve torunları, doğumlarından ölümlerine çenli olabildiğince ayrıntılı anlatılmıştır.

İçeriğin baylığı, öğretici olmasını ve öğretici olduğu kadar kurgu bir yapıtmış gibi sürükleyici olmasını sağlamıştır. Türk’ün Soy Kütüğü’nün, genel kaynak olarak kullanılmasının yanında, edebiyatçılar için de güzel bir araştırma betiği olduğu söylenebilir. Çünkü betikte yalnızca kişiler değil, kişilerin ortaya çıkardıkları yapıtlar da anlatılmıştır.

 

Yağmur Dikli

 

Yağmur Dikli

yagmur@edekitap.com
Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN