Mithat Cemal Kuntay
Yazarlığının yanı sıra, “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleriyle hemen anımsanan Mithat Cemal Kuntay, yazdığı koşuklarla da Türk yazınında iz bıraktı.
Yazarlığının yanı sıra, “Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizeleriyle hemen anımsanan Mithat Cemal Kuntay, yazdığı koşuklarla da Türk yazınında iz bıraktı.
Türk yazınına, değişik türlerde yazdığı yapıtlarıyla katkı veren Yusuf Ziya Ortaç 1895’te İstanbul’da doğdu. İki Türk devletinden birinin yıkılışını, birinin kuruluşunu yaşayan kuşağın çırpınışlarını, umutlu çabalarını, Yusuf Ziya Ortaç yapıtlarında da bulmak olası.
Feriba Vefi, İran Türk yazınının önemli kaynağı Tebriz'de doğdu. Yapıtlarının içeriğini kadın ve kadına ilişkin yaşamın katmanları oluşturur.
Tügölbay Sıdıkbekov, “Manas” destanın araştırılmasına ve yayınlanmasına büyük katkıda bulunmuştur. Orhun Enesay zamanındaki Türklerin hayatını anlatan “Kok Asaba” romanı siyasi nedenlerden dolayı ancak 1989’da yayımlanabilmiştir.
Öyküleri ve romanlarıyla bilinen Bahaeddin Özkişi, yapıtlarında, öne çıkarmak istediği gerçekliği kurguladı. Toplumu ve onu oluşturan bireyleri etkileyen, kendiliğindenmiş gibi görünen kasıtlı dokunuşları öne çıkardı.
Kırgız Türklerinin Komuz diye adlandırdığı, geleneksi Türk sazıyla toplumcul yaklaşımlı yapıtlar ortaya koyan ozan Togtogul Satılganov
Mehmet Rauf, Yaşadığı dönemin tüm katmanlarına ulaşan gözlem ve yansıtıcı anlatım gücüyle Türk düşünce evrenine önemli baylıklar kattı.
Öykülerinde, dünyaya gözlerini açtığı Kilis ve yaşama gözlerini yumduğu Kahramanmaraş çevresiyle insanları geniş yer tutar. Denilebilir ki, Şevket Bulut için Kilis ve Kahramanmaraş, onun yazarlığını tamam eden bir bütünün iki yarısı gibidir.
Mustafa Kemal Atatürk gibi Selanik’te doğan, Ömer Seyfettin’in Beyaz Lale öyküsünün geçtiği Serez’de çocukluğunu yaşayan Aka Gündüz, 1884-1958 yılları arasındaki ömrüne, değişik türlerde kırka yakın yapıt sığdırdı.