Beyaz Zambaklar Ülkesinde
“Bakın, kenevirden ip, urgan örüyorlar. Önce çok ince kenevir liflerini alıp ince ipler büküyorlar. Bunların birkaçını birlikte büküp kalın ip yapıyorlar. Birkaç kalın ipi de
“Bakın, kenevirden ip, urgan örüyorlar. Önce çok ince kenevir liflerini alıp ince ipler büküyorlar. Bunların birkaçını birlikte büküp kalın ip yapıyorlar. Birkaç kalın ipi de
Türk yazınına, değişik türlerde yazdığı yapıtlarıyla katkı veren Yusuf Ziya Ortaç 1895’te İstanbul’da doğdu. İki Türk devletinden birinin yıkılışını, birinin kuruluşunu yaşayan kuşağın çırpınışlarını, umutlu
Ben Hakan olunca özge diyarlara, yabancı ellere gitmiş Türk ulusu, yalınayak, başıkabak, temiz dilini, bayrağını unutmuş, yoksul bir halde geri geldi.
Sürülmesi biten yerden geçerken Mustafa, elini kaba, yaş toprağa soktu; diz çöküp bir zaman elini toprağın içinden çıkarmadı. Toprağın serinliği ta yüreğine kadar işledi, sindi.
Türk yazınında ilk tinsel roman olarak kabul edilen Eylül (1899), yazarın da ilk yapıtıdır. Mehmet Rauf, romanla başladığı yazın yaşamında şiir, öykü ve tiyatro oyunlarından
Ayrılık şarkısının ünü ve etkisi, onu bir şarkıdan fazla hale getirip, Türk efsanelerinin bir parçası olarak anımsatmaktadır.
Dilindeki esneklik ve kıvraklık, kara mizah, espiri anlayışı, hicvi ve taşlamadaki ustalığı okuyucuyu ve seyirciyi esere bağlayan yönler olarak dikkatimizi çekiyor. Ayrıca, sağlam karakter portreleri,
Eskiden içecek suyu bulunmadığı için Bulgarların rağbet etmedikleri Deliorman havalisi, Türk köylülerinin kendi emek ve masraflarıyla muntazam su yollarına kavuştuktan ve bu suretle değerlendikten sonra
Kutadgu Bilig, devleti yönetenlerde bulunması gereken nitelikleri birey, toplum, devlet ilişkilerinin nasıl düzenleneceğini öyküleyerek aktarır. Eski Türk geleneğinin toplumsal değerlerine uygun olarak iyiliği, erdemi ve