İÇİNDEKİLER
Az Gittik, Uz Gittik - EDE YAYIMCILIK
25126
post-template-default,single,single-post,postid-25126,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Az Gittik, Uz Gittik

Pertev Naili Boratav
Pertev naili Boratav

Az Gittik, Uz Gittik

“Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…
Eşek dellal iken, deve berber iken…
Bir varmış, bir yokmuş Allah’ın kulu darıdan çokmuş…
Çok demesi günahmış.
Var varanın, sür sürenin…
Destursuz bağa girenin sopa yemesi çokmuş” diye başlayan tekerleme tam dört sayfa sürüyor.

 

İçerisine, bir tekerleme, on dokuz Karatepeli öyküsü ve tam kırk sekiz masal sığdırılan Az Gittik Uz Gittik, Pertev Naili Boratav’ın Türk okuruna armağan ettiği kapsamlı bir çalışma. Derlemeleri, kaynakları, açıklamaları ve betiğin sonuna yerleştirilmiş Türk Masalı üzerine kapsamlı bir deneme yazısıyla Az Gittik, Uz Gittik, Türk masal evrenini ilgi odağına yerleştirenler için bir başucu betiği.

 

Pertev Naili Boratav, betiğin başına alınan uzun tekerlemeye, sondaki Türk Masalı üzerine inceleme yazısında yaptığı tanımla açıklık getiriyor: “Türk masalının sözlü geleneğinde önemli yeri olan ve anlatma teknik ve üslubunun başlıca unsurları arasında yer alan tekerlemeler ya masalın başında, ortasında, sonunda kullanılan oldukça kısa söz kalıplarıdır ya da anlatıcının hünerine göre oldukça uzatılabilen, asıl masaldan bağımsız –çokluk anlatıcının başından geçmiş gibi birinci tekil şahısla söylenen- şaşırtıcı, acayip maceralardır.”

 

İlgilisinin dışında pek bilinmeyen, ama gülümseten içerikleriyle okuyucu ilgisini hemen çeken uzunlu kısalı on dokuz Karatepeli öyküsü, Pertev Nail Boratav’ın ilk kez Az Gittik, Uz Gittik betiğinde yer verdiği Türk öyküleri.

 

Karatepeli bir çoban yolda bir hallaç yayı bulmuş. Bunu arkadaşlarına göstermiş. Hepsi evirmişler, çevirmişler, hallaç yayını bir şeye benzetememişler. O sırada akıldaneleri de tarladan dönüyormuş; ona sormuşlar. Adam hiç düşünmeden:
“Bunu bilmeyecek ne var? demiş. Devenin kaburga kemiği.”

 

 

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com

Bizler hikaye anlatıcılarıyız. Bu bizim genlerimizde var. Görkemli öykü anlatımı ilgi çeker, yaşam tarzlarını tanıtır ve ortak ruh yaratır. Binlerce yıldır birike gelen öykülerimizi, yaygın iletişim alanları için yeniden tasarlarız. Özüne uygun geliştirir, etkileyenleri göz önünde bulundurarak güncelleriz. Biz, EDE’yiz. Değer üretiriz.

Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN