İÇİNDEKİLER
Geçen Zaman - EDE YAYIMCILIK
Geçen Zaman Ziya osman Saba
ziya osman saba şiirleri
26381
post-template-default,single,single-post,postid-26381,single-format-standard,stockholm-core-2.1.6,select-theme-ver-7.5,ajax_fade,page_not_loaded, vertical_menu_hidden,menu-animation-underline,side_area_uncovered,,qode_menu_,qode-mobile-logo-set,wpb-js-composer js-comp-ver-6.5.0,vc_responsive
Title Image

Geçen Zaman

Ziya Osman Saba
geçen zaman

Geçen Zaman

Ziya Osman Saba, kısa yaşamına sığdırdığı şiirleri ve öyküleriyle adının uzunca yıllar anılmasının yolunu açan başarılı bir Türk şair ve yazarıdır. Yedi Meşaleciler topluluğunun altı şairinden biridir.

 

Sebil ve Güvercinler (İstanbul 1943), Geçen Zaman (İstanbul 1947), Nefes Almak (İstanbul 1957) adlı üç şiir betiği olan Ziya Osman Saba’nın iki de öykü betiği var; Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (İstanbul 1952) ve Değişen İstanbul (İstanbul 1959).

 

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, 1944-1950 yılları arasında yazılmış dokuz öykü içermekte; Değişen İstanbul’da ise 1954-1957 aralığında yazılmış altı öykü yer almaktadır.

 

Varlık yayınlarınca 1947 yılında yayımlanan Geçen Zaman, 1928-1946 yılları arasında yazılmış şiirlerden oluşmaktadır.

 

GEÇEN ZAMAN'dan

 

 

AHRET

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi..
Yıllardan sonra bir gün, görüp çektiklerimi.
Tanrım, bir meleğine emredecek: «Yetişir!»

Gözlerimi o saat sessiz kapıyacağım.
Beni bekliyedursun bir kenarda yatağım;
Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir.

Bir yükü atmış gibi içimde bir hafiflik,
Oraya geçmek için aşacağım bir eşik,
Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli.

Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.
Onları bulacağım… Ve annem şaşıracak:
«Oğlum! Ne kadar da büyümüş ben görmiyeli.-»
1938

 

BÜTÜN SAADETLER MÜMKÜNDÜR

Bütün saadetler mümkündür…
Şu kapmın açılması,
İçeri girivermen,
Bahar, kuşlar, gündüz.
Ve bütün dünya
Bir an içinde gürültüsüz.
Bütün saadetler mümkündür…
Bahtsızların biraz gülümsemesi…
Körlerin gün görmesi.
Mümkündür bütün mucizeler…
Ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar…
Ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha.
ölüler! hepimiz için yalvarın Allaha…
1943

 

İNSANLAR

insanlar…
Ne sonuncusu, ne de ilki,
Çoluğu, çocuğu, erkeği, dişisi,
Şu sokaklardaki, taşıtlardaki, pencerelerdeki.
Azametli, dalkavuk, hiddetli, sinsi…
Ordular: insanlardan… geçtiği yerde ot bitmeyen.
Ev bark yıkan, pusu kuran, hak yiyen.
İnsanlar kurt, insanlar fil, insanlar tilki…
Açmıyan gül, ötmiyen bülbül, yeşermiyen sevgi
1946

 

BİZ, İNSANLAR

Allahım! bizler, dünyanı dolduranlar.
Gülen, ağlıyan, türlü türlü konuşan.
Birbirini yemek için boğuşan
Biz. insanlar…
Dudaklarının ucunda yalanlan.
Damarlarında kan, etlerinde şehvet, Kin, garez, hırs, hiddet…
Allahım! Sen yaratmadın insanları.
1945

 

EDE YAYIMCILIK

bilgi@edekitap.com

Bizler hikaye anlatıcılarıyız. Bu bizim genlerimizde var. Görkemli öykü anlatımı ilgi çeker, yaşam tarzlarını tanıtır ve ortak ruh yaratır. Binlerce yıldır birike gelen öykülerimizi, yaygın iletişim alanları için yeniden tasarlarız. Özüne uygun geliştirir, etkileyenleri göz önünde bulundurarak güncelleriz. Biz, EDE’yiz. Değer üretiriz.

Okur Görüşlerine Açık Sayfa

Yorumlayınız

BİR ÇAY İÇİMİNDE TÜRKMENİSTAN