İÇİNDEKİLER

DEĞİNİLER

Hakka Sığındık

Vazifeme sadığım. Fakat vicdanımı da çiğnemek istemem, kanun sizi tevkifimi emrediyor, vicdanım ıtlakınızı… Her ikisine de hürmetimi göstermek için şimdi makam-ı aidine istifanamemi takdim ediyorum.

Şık Hüseyin Rahmi Gürpınar

Şık

Şık denince elinde gantı, cebinde kartı olan, fakat üstünde nakdi bulunmayan nazenin, derhâl bastonuyla, kostümüyle, nazarlarda tecessüm eder!

Ekber Bir Türk Dahisi Ömer Rıza Doğrul

Ekber: Bir Türk Dahisi

Ekber, Timurun yedinci ve Türk diliye yazarak bırakmış olduğu eşsiz eserlerle adını edebiyat âleminde de yaşatmağa muvaffak olan Babur’ün birinci torunudur.

Peyami safa 9. Hariciye Koğuşu

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Nüzhet'in yeknesaklıktan bu şikâyeti, fena isteklerin başlangıcı mıydı? Yoksa birkaç günkü dargınlığımızın bir genç kız ruhunda açtığı his boşluğundan yorulması mı?

M. Şakir Ülkütaşır Atatürk ve Harf Devrimi

Atatürk ve Harf Devrimi

Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki, bir milletin, bir heyeti ictimaiyenin yüzde onu, yirmisi okuma-yazma bilir; yüzde seksen, doksanı bilmez; bu ayıptır. Bundan insan olanlar utanmak

Çete Refik Halit Karay

Çete

Yatağına girdiği zaman yedek subayın zihninde, “Türkçe bir sürü köy ve yer isimleri dolaşıyordu. So­nunda bütün o hoş adların, o Serinpınar, Gülbahar, Akçay, Karsu, Narlıca,

Kızıl Elma

Anara, babasının çalışma masasında Moskova’ya çekilmek üzere yazılmış bir telgraf gördü: “Sabira, biz geliyoruz” diyordu telgrafta. Küçük kız kalemi eline aldı ve ince bir yazıyla

Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar

Mürebbiye: Bir Osmanlı Öyküsü

Anjel, Garp metaının Şark’ta para ettiğini bildiğinden ve kendini de o metalardan biri addeylediğinden hem ziyaret hem ticaret maksadıyla Mösyö Maksim’in peşine takılır, birlikte Dersaadet’e

Senede Bir Gün İhsan Koza

Senede Bir Gün

Bulgar soykırımından kaçan sivil Türklerin, yurtlarından koparılışı, Nazlı ve Emin adlı iki gencin birbirinden koparılışıyla özdeşleşen bir izleğe oturtuluyor.