Altıncı Kıta Akdeniz: Balıkçı’nın Akdeniz’i
Soy akınları Suriye, Filistin ve Mısır kumsallarına varınca Akdeniz’e kanatlanamıyorlardı. Çünkü orada Adalar Denizi’nin Adaları yoktu.
Soy akınları Suriye, Filistin ve Mısır kumsallarına varınca Akdeniz’e kanatlanamıyorlardı. Çünkü orada Adalar Denizi’nin Adaları yoktu.
Ben o zaman çocuktum, insanları yaşlarına göre hep babalarım, analarım, kardeşlerim sayardım. Kendi mi de dünyada bir sığıntı, bir çile çekici değil, beklenen bir konuk,
Komutan hep aynı hızla gitmiyor, aklından geçirdiklerine uygun olarak eşkinden apansız hızlıya kalkıyor. Geridekiler saygı aralıklarını korumak için mahmuz dokundurup gem kısarak uğraşıyorlar. Bu çalkantılı
Samet Ağaoğlu, "Aşina Yüzler" betiğinde, Cumhuriyet dönemi başlarından ellili yılların sonlarına dek geçen sürede, etkin olmuş kimi ekin adamlarıynan, üst düzey diye tanımlanan görevliler arasından
Kardaşım daha ziyade ihtiyarlar ve pek çok ağlar. Kadınım, artık ocağın başında geceleri yalnız kalmıştır. Benim koltuğum boştur. Oraya benden sonra Mehmet oturacaktır. Her gün
Dedelerimiz “Korsan” kelimesini deniz haydudu değil, denizci, gemici kaptan manasına alyor ve kullanıyorlardı. Bu sebepten ben de kitabıma “Türk Korsanları” demeğe mecbur kaldım.
Sen, vatan haritası üstünde, yüzde seksen varlığınla hâlâ meçhul bir Sarı Çizmelisin, Mehmet Ağam! Ebesiz doğarsın, ilâçsız büyrsün, ve… doktorsuz ölürsün sen! Yayıktan aldığın bir
Günler, kuvvetli bir rüzgarın sürüklediği beyaz bulut kümecikleri gibi birbiri arkasına geçip gidiyorlardı. Ve biz, bunların sonunda muhakkak bir fırtına kopacağını seziyorduk.
İçimize dünyanın en büyük saadetlerinden biri daha doldu. Nasıl oldu? Nasıl gittik? Nerelerden geçtik? Neler gördük? Kimlerle konuştuk? Hiç farkında değiliz. Nihayet bir gece vakti