İÇİNDEKİLER

DERGİ

Diyar-ı Dede Korkut

Diyar-ı Dede Korkut romanında, dünün varsıl Türkçesinin unutulan, unutulmaya yüz tutan zengin hazinesi ışıl ışıl parlatılarak okurla buluşturulmuş.

Aşkın Adı Rize Ayşe Filiz Yavuz

Aşkın Adı Rize

Rize’de çaylıkların arasında sessizce yatan, büyük hesap gününü bekleyen ata, dede kabirleri vardır. İnsana bir garip gelir önce bu. Her gün burun buruna, yan yana geçmişinizle birlikte olmak nasıl bir duygudur, anlamakta zorlanırsınız.

Penceremde Üç Top Menekşe

Bir yandan kendimle konuşuyorken, diğer yandan da balkona birikmiş karları süpürdüğümün fakında değildim, bir silah sesiyle irkilene kadar. Dallara tünemiş kuşlar birden korkuyla havalandılar. Bir kadın çığlığı karıştı silah sesine. Siyah saçları geceye atılan kement gibi savruldu kadının önce, sonra düştü bembeyaz karların üstüne. Bir

Ne olacak bu oğlanın hali?

Koca Hikmet arkalarında yorgun argın, ayaklarını sürükleyerek yürüyor, Ana ise en arkalarında soğuktan titreyen cılız çocuğa bakıp kendine soruyordu: ‘’Allah Allah! Bu gerçekten benim oğlum mu?’’

Türküsüz Manisiz Dibek mi Dövülür!

Daha ne maniler ne türküler söylenirdi. Her işin, her başın türküsü ayrıydı. Bu yurt görenekli gadındır, gözel nakışlar işler. İşte böyle evladım, bizim zamanımızda gönül işleri böyle başlar, mezara gadar gideridi.

Bereketçilik Destanı

Ortaya çıkan tabloda içler acısı bir durum vardı. Toplamda bir tabanca beş de av tüfeği bulunuyordu köyde. Bu silahlar ile köyü savunulamazdı. Köylüye silah gerekti.