Aşkın Adı Rize
Bir şehre, kasabaya ister seyahat, gezi amacıyla ister iş için olsun giderken aklımızın bir köşesinde o şehrin görülmesi gezilmesi gereken yerlerini görmeden dönmemek vardır. Ben, o şehirle ilgili kitapları bulmadan dönmemek düşüncesiyle yola çıkarım. Her gittiğim yerde de mutlaka o şehirle ilgili yazılmış ne varsa görmeye, beğendiklerimi satın almaya çalışırım. Ne yazık ki çok az kitapla geri dönmüşümdür. Ya gittiğim şehir hakkında yayımlanmış derli toplu kitap bulamam, mevcut yayınları beğenmem ya da böyle yayınlar yapılmışsa bile mevcudu tükenmiştir, arasam da bulamam. Nadiren arzu ettiğim gibi yazılmış yayınlar bulmuşumdur. Yayımlanmış kitapların çoğu ülkenin ve şehrin yönetici resimleriyle başlayan ciltli, renkli, birinci sınıf kâğıtlara basılmış ama “göstermelik” kitaplardır. İçinde dişe dokunur çok az bilgi bulunur. O şehrin sevdalıları tarafından yazılmamıştır, kupkurudur, içi boştur.
Kazara o şehirde doğmuş, yetişmiş, gönlünü ve mesaisini doğduğu, yaşadığı şehre vakfetmiş insanlara rastlarım. Onların yazdıkları yayınlar doğru düzgün basılamamıştır, belki renksizdir, ciltsizdir ama dopdoludur. Bu yayınların da -şehrine gönülden bağlı aydın ve yazarların azlığı, olanların da gün geçtikçe aramızdan ayrılması yüzünden- mevcudu kalmamıştır. Bu gibi kıymetli yayınların yeniden basılması gerektiğini düşünmek bile o şehre, irfanımıza bir hizmet olacağı hâlde, bunu düşünebilen yöneticilerimiz de parmakla gösterilecek kadar az olduğundan bu tür kitapları arasanız da bulamazsınız. Böyle yayınları yine o şehrin gerçek âşıklarının kütüphanelerinde bulabilirsiniz. Şehrimize hizmeti dokunur diye size takdim edilirler. Bu defa da büyük bir sorumluluk hissedersiniz; ben bu şehrin tanıtımına, gelişmesine ne gibi bir katkıda bulunabilirim diye düşünürsünüz.
Sorumlu Aydın Tutumu
Yazar, doğup büyümediği ama memuriyetindeki ilk görev yeri olan Rize’ye duyduğu büyük sevgiden kaynaklanan yazılarını bu kitapta bir araya topladı. “Aşkın Adı Rize”, bir şehir neden ve nasıl sevilir, o şehre sevgiyle bakarken yürek nasıl titrer, bunu gösteren bir kitap oldu. “Rize güzellemesi” de denilebilecek bu kitap, ülkemizdeki şehirler hakkında yazılan kıymetli kitapların arasına karışıp okuyucusunu arayacak.
Ülkemizin iftihar edeceği kadın doğum cerrahlarından Prof. Dr. Ayşe Filiz Yavuz, iki ameliyat arasındaki yazı yazma macerasına Rize’yi neden dâhil etti? Rize’de, Rize’ye gönülden bağlı Rize âşıkları, yazdıkları yok muydu? Elbette vardı ama türlü sebeplerle şehirlerini yazmıyorlardı, yazamıyorlardı. Kanaatimce Ayşe Filiz Yavuz Hanımefendi, bu konuda bir boşluk gördü ve bu boşluğun doldurulmasını görev edindi. Bu tutum, sorumlu bir aydın tutumudur. Keşke aydınlarımız yaşadıkları, bir vesileyle bulundukları, gördükleri şehirler için böyle kitaplar kaleme alsalar. Bir vatanı sevmek, o vatanın taşını toprağını, çiçeğini, böceğini, insanını, binasını, köyünü, sokağını, şehrini sevmekle oluyor. Sıradan sevgiler belki kayıt altına alınmıyor ama bir vatan parçasını aşkla sevdiğiniz zaman bu sevgiyi edebî yayınları, resme, fotoğrafa, mimariye, müziğe, sanata dönüştürüyorsunuz. Vatan sevgisi işte o zaman ölümsüzleşiyor, kalıcı hâle geliyor.
Ayşe Filiz Yavuz, bu kitapta Rize sevdasını ölümsüzleştirmiş bulunuyor. Edebiyat dünyamızda hikâyeci kimliğiyle parıldayan Ayşe Filiz Yavuz, bu kitapta olağanüstü duygulu kalemiyle Rize’yi anlatıyor. İnsan, kitabı okurken onunla birlikte Rize’ye gidiyor, yakın geçmişteki Rize’yi dolaşıyor, bugünkü Rize’de görülemeyen ama olması gereken güzellikleri görüyor.
Türkiye’de mülkü tapulayan, o mülkü güzelleştiren erenler dediğimiz büyük zatlar vardır. Bulundukları yeri, köyü, kasabayı, şehri güzelleştirirler. Aşkla bağlı oldukları şehirleri hakkında kitaplar yazan yazarlar, sanat eserleri oluşturanlar da bana göre o şehri güzelleştiren insanlardır. Onlar her türlü övgüye layıktır. Ayşe Filiz Yavuz kitabıyla Rize’yi güzelleştirmek isteyenlerin kervanına katılmıştır. Kendisini Rize’ye ve ülkemize katkılarından dolayı kutluyorum.
Oldukça zengin olan Rize şehir kitaplığı, “Aşkın Adı Rize” kitabıyla daha da zenginleşmiştir. Rize ve memleket sevdalılarının, Rize üzerine yazanların, yazılanların artması en büyük dileğimizdir.
Cennet parçası Rize sevilmez mi? Sevenler sevgilisine, onu sevdiğini söylemez, yazmaz mı?
AŞKIN ADI RİZE'den...
Vali Hüsnü Uzgören, 1939 yılında Ankara’ya gönderdiği yazıda “Kırk beş kilometre murabbaı sahada bulunan Rize Şehri’nin yalnız bir semtinde Belediye’ye ait bir mezarlık tesis edilmişse de ihtiyaca kâfi olmadığından…” diyor. Rize’de şehir mezarlığı bulunmaz. Uygun arazi de yoktur zaten. Yaşayanlar, önce kendilerini düşünmek ve karınlarını doyurmak zorundadırlar ve bulduğu araziye önce bir ev kondurur, sonra da ekerler. Bunu kınamak doğru değildir, haklılardır. Sonra da geçmişleri için mezarlık yeri olarak kendi bahçelerini kullanmaya mecbur kalırlar. Rize’de çaylıkların arasında sessizce yatan, büyük hesap gününü bekleyen ata, dede kabirleri vardır.
İnsana bir garip gelir önce bu. Her gün burun buruna, yan yana geçmişinizle birlikte olmak nasıl bir duygudur, anlamakta zorlanırsınız. Sonra kendiniz için değerini anlarsınız. Her gün, bu dünyanın geçiciliğini tekrar tekrar kafanıza yazmak, “kötü” insan olmaktan kaçınmak, bu dünyaya bel bağlamamak içindir. Onlara her gün Fatiha okumayı unutmamak için de iyi olur. Dahası bu toprak parçalarını satıp daha büyük şehirlere kaçmanızı, bu toprakları ve kabirleri yâd ellere bırakmanızı da önler bu uygulama. O topraklar yurttur, satılmaz. Satılırsa mezarlar da satılır, ana babanın toprakları da. Ana babayı satmaktır, toprağı satmak. Rizeli belki bunun için toprağını satmaz.
Ana babayı satmaktır, toprağı satmak…
Bir Rizeli, bunun sebebini şöyle anlatıyor. “İçinde bizim mezarlarımız olursa gurbete gidince satmasın, ya da kumar borcuna feda etmesin uşaklar!”
Her gün kabir görmeyi kanıksar mı Rizeli? Kanıksar da, bu dünyanın geçiciliğini ve Fatiha okumayı unutur mu? Bir gün vazgeçip her şeyden, atalarının mezarlarını da bırakıp bir yabancının tapusunun altına, buralardan gider mi gurbete, temelli olarak, bilinmez.
Aşkın Adı Rize, s.67
Buraya ilk Yorumu siz yazacaksınız