Title Image

ÖYKÜ Tag

Ayşenur Teke

Yıkım

Bugün karşı apartmanı yıktılar. Kocaman iş makineleri tonlarca ağırlıktaki beton yığınlarını iki saat içerisinde toplayıp gittiler. Balkonda öylece oturup yaptıkları

12 Şubat

Abdal Halil Ağa

Sayıları fazla olmasa da bir mahalle onların adıyla anılıyordu Maraş'ta. Nereden geldiniz diye soranlara; “Maraşın him taşını biz diktik” derdi

Ayşenur teke

Kum Taneleri

Sonsuz hayal çemberinin girdabına kapılmış insanların oluşturduğu bir ülkede, iki kişi, ansızın düşerek kendilerini bilmedikleri bir yerde buldular.

ayşe dikli

Bebek Ayakkabıları

Tanrının gökte de olduğuna inananlardandı. Evin tavanını hiçe sayarak yukarıya baktı. Önce göğü hayal etti sonra da göğün sahibini. Ona

Ali Köse

Gök Gürültüsünün Eziciliği

Yanında donakalmış bir insanın gözlerine doğru elini uzattı ve salladı, hareket yoktu. Bir adım ileriye gitti, kimse fark etmedi. Sağa

Viyana’nın Türk Kahvesi

Cezveden fincana dökülürken yaydığı iç açıcı kokusuyla ve yanında lokumla ikram edilen Türk Kahvesini yudumlarken, insan nasıl bir başka millet

Kızıl Elma Viyana

Sebebi ne olursa olsun, som altından yapılma ay-yıldız, yaklaşık yüz elli yıl Viyana’nın en görkemli katedralinin zirvesinde kalmış. 1680’lerin sonunda

Bize Uzaylı Geldi

Her şeyi atarabacı Hüseyin başlattı… Televizyon denen sihirli kutu o günlerde pahalı ve lüks bir eşyaydı. Bizim at arabacı Hüseyin’in

Ah, Asya!

Asya benim mektup arkadaşımdı. Mektup arkadaşım, mahkûm arkadaşım Asya ile tanışmama vesile olan, bir gazetenin arka sayfalarına düşülen küçük bir

Ve biz de Yabancıydık

Sudan çıkmış balıklar gibiydik. Yeniden dil öğrenmemiz ve meramımızı mutlaka yeni dille anlatmamız gerekiyordu… Ama tüm bunlardan daha acı olanı yıllarca