Elveda Gülsarı

Cengiz Aytmatov
ELVEDA GÜLSARI

Elveda Gülsarı

Cengiz Aytmatov’un sinemaya uyarlanan öykülerinden Elveda Gülsarı, Türkiye Türkçesine ilk olarak 1993 yılında Refik Özdek tarafından çevrildi. Kırgız Türklerinin ikinci dünya savaşı yıllarında yaşadıkları derin acılardan izler taşıyan öykü, Tanabay ve atı Gülsarı izleğinde ilerliyor.

 

Tanabay onca çabasına karşın suçlanmış, incitilmiş olarak partiden bile kovulmuş, ahiretliği Çora’nın ölümüyle de yapayalnız kaldığını iyice duyumsamıştı. Üzgündü, çok üzgündü ama Samansur’un varlığı acılı yüreğini umutla dolduruyor, yaşamın güzelliği onu sarıp sarmalıyordu:

 

“Bu Samansur daha düne kadar koşup oynayan bir çocuktu, şimdi kocaman bir delikanlı. Herhalde bu acı onu olgunlaştırmış. Çora’nın aile içindeki yerini o dolduracak artık. Şimdi onunla iki büyük insan gibi konuşuyoruz. Böyle de olmalı. Babanın yerini oğul alır. Oğullar babalarının işlerini sürdürür, ileri götürürler. Dilerim babası gibi olur, ona layık evlat olduğunu gösterir. Oğullar bizden akıllı, bizden bilgili, bizden ileri olsunlar. Kendilerine de, başkalarına da yararlı olsunlar. Biz de bunun için babayız. Oğullarımızın bizden
daha bilgili, daha başarılı olmasını dileriz. Hayatın anlamı da budur”.

 

Tanabay, kocamış bir adam gibi sakalını sıvazlıyordu:

– Samansur, artık sen aile reisi oldun, dedi. Artık Çora’nın yerine Çora sensin. Seni Çora’yı dinler gibi dinleyeceğim.
Söyleyeceklerini söyle bana…

 

"Bilgi Paylaştıkça Büyür."
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
İlk Yorumlayan Siz olun

BU YAZI YORUMA AÇIK